ADANA İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

Disleksiyi Keşfediyorum

Konuşmasında; “Disleksi: Dinlenme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur.
Disleksiyi Keşfediyorum

 

Disleksiyi Keşfediyorum 

İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün Çukurova Üniversitesi ve Disleksi Destek Derneği  ile ortaklaşa yürüttüğü “ Disleksiyi Keşfediyorum” Projesi Kapsamında müdürlüğümüz eğitim denetmenlerine konferans verildi. 

Nezihe Yalvaç Turizm ve Otelcilik Okulu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen “Disleksiyi Keşfediyorum”  projesi toplantısına İl Milli Eğitim Şube Müdürü Hediye Titiz, Eğitim Denetmenleri Başkanı Oğuz Kaya ve çok sayıda davetli katıldı. 

Ülkemizde çok bilinmeyen, bir öğrenme güçlüğü olan disleksinin öğretmenler tarafından fark edilmesini sağlamak, gerekli eğitim ve sosyal desteği almalarına yardımcı olmak, böylelikle öğrenme güçlüğü sorunu yaşayan öğrencilerin sosyal, duygusal ve toplumsal uyumlarını arttırmak amacıyla Adana İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi ve Disleksi Destek Derneği  ile ortaklaşa olarak “Disleksiyi Keşfediyorum” isimli proje hazırlanmıştır.  

Açılış konuşmasını Disleksi Derneği Başkanı Yrd. Doç. Dr. Oguzhan Kırdök yaptı. 

Konuşmasında; “Disleksi: Dinlenme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ile matematik yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklerle kendini gösteren bir öğrenme bozukluğudur. 1990 yıllarda özel eğitim dersinde öğrenme güçlüğü ile ilgili olarak bir aydınlanma yaşadım. Öğretmene derdim ki harfler hızla hareket ediyor,  yazı olarak değil de resim olarak hareket ediyor. Amacımız, disleksi (okuma ve yazma güçlüğü) hakkında yapılan proje çalışmalarını tanıtmak, katılımcıların deneyimlerini paylaşmak, bu düşünce ve uygulamaları il geneline yaymaktır. Bu proje ile birlikte merkez ilçelerde konuyla ilgili bilgi vereceğiz. Projenin asıl amacı dislektik (genellikle okuma ve yazma ve basit düzeyde matematik problemi olan bireyler) bireylerin erken yaşta -1 veya 2. sınıfta- tespit edilip önlemlerin alınması, onlara değişik metod ve yöntemlerle okuma-yazmanın öğretilmesi, ayrıca toplumun dışına itilmeyerek kendilerini de değerli bir birey hissetmelerini sağlamaktır. Şayet bu erken yaşlarda tespit edilmezse sonraki yaşlarda daha büyük problemler olarak da ortaya çıkmaktadır.” dedi. 

Konuşmasının devamında ise disleksi olan çocuklarda yaşanabilen durumları sıralayan Kırdök, "6 yaşına gelen çocuklar okula başlar ve ilk öğrendikleri şey okuma yazmadır. Disleksi problemi yaşayan çocuklar okula başladıklarında çeşitli engellerle karşılaşır. Okuma, yazma ve hesap işlerinde problem yaşarlar. Çocukların ´E´yi 3 gibi görme, 6´yı 9 gibi yazma, 12´yi 21 gibi algılama şeklinde problemleri olur. Yazarken, okurken, hatta konuşurken harf atlarlar, hecelerin yerini değiştirirler, kelimelerin cümle içindeki yerlerini oturtamazlar. El kullanma konusunda da beceriksizlikleri ve hantallıkları olabilir." dedi. 

  Öğrenci veli ve öğretmenlerinin bu gibi durumlarla karşılaşan çocukların zeka düzeyinden şüphe etmeye başladığına dikkat çeken Kırdök, bu hastalığa yakalanan çocukların zeka düzeyinde bir problem olmadığını vurguladı.
           Kırdök şöyle devam etti: "Halbuki bu çocukların zeka ile ilgili hiçbir problemleri yoktur. Sadece bazı özel konulara ait öğrenim güçlüğü problemi vardır. Fakat bu çocuklar hem öğretmenleri hem de aileleri tarafından anlaşılamama durumu yaşar. Çocuklarında bu durumu gözlemleyen aileler panik olur üzülmeye başlar. 

Öğretmen, öğretememenin sıkıntısını yaşar ve git gide bütün bu duygular bir kısır döngüye girer ve çocuk git gide okuldan, derslerinden uzaklaşır, boşu boşuna derslerinde başarısız olan üzgün bir çocuk karşımıza çıkar. Ailelerin ve öğretmenlerin öncelikle bu sendromu yaşayan çocukları teşhis etmeleri gerekir. Çünkü, okula başladıkları aşamada birçok çocukta bazen harfleri ters yazma, rakamları ters yazma, harflerin, kelimelerin yerini değiştirme gibi problemler görülse de, bunları okuma ve yazmanın başlamasıyla çok kısa sürede aşabilir. Bu gibi sıkıntılarda ısrar etme durumu varsa bu konuya aile ve öğretmenlerin yaklaşımları bir türlü yeterli olmuyorsa mutlaka bir uzmana danışmak gerekir. Hem konuşmadaki ve okuma-yazmadaki eksiklikleri hem de hesap kabiliyetindeki yetersizlikleri telafi etmek için mental problemi olmayan, sadece bazı konularda sıkıntı çeken çocuğumuzu tekrar okula ve hayata kazandırmak için bir an evvel tedavilere başlamak gerekir. Disleksi kesinlikle çözümü olan ve çabuk tedavi edilen bir rahatsızlıktır.” diye konuştu. 

Konuşmasının devamında katılımcılara: Mentörlük, Koçluk ve Rehberlik konularında da bilgi verdi. 

Dislektikle ilgili  proje kapsamında başlangıç olarak 30 Mayıs 2013’te akademisyenlerin katılımıyla öğretmen ve velilere yönelik sempozyum düzenlenmiştir. 

 

Disleksiyi Keşfediyorum

 

Disleksiyi Keşfediyorum

 

Disleksiyi Keşfediyorum

 

 

Disleksiyi Keşfediyorum 

Disleksiyi Keşfediyorum

 

Disleksiyi Keşfediyorum

Disleksiyi Keşfediyorum

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DÖŞEME MAH. MEHMET NURİ SABUNCU BUL. HÜKÜMET KONAĞI SİTESİ NO 53 01130 SEYHAN / ADANA - 0 (322) 200 9100 / 0 (322) 200 9200

MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.