ADANA İL MİLLÎ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Ali SELAMET, Genç Umut Dergisi İçin Öğrencilerle Röportaj Yaptı

Orhan Çobanoğlu İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileri, İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Ali SELAMET’i Makamında ziyaret ederek, hazırlayacakları okul dergisi için röportaj yaptılar.
İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Ali SELAMET, Genç Umut Dergisi İçin Öğrencilerle Röportaj Yaptı

Orhan Çobanoğlu İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileri,  İl Milli Eğitim Müdürümüz Mehmet Ali SELAMET’i Makamında ziyaret ederek, hazırlayacakları okul dergisi için röportaj yaptılar.

Röportajın İçeriği:

  • Sayın müdürüm, öncelikle bizi makamınızda ağırladığınız için teşekkür ederiz. İl Milli Eğitim Müdürümüzü tanıyabilir miyiz?
  • 1967 yılında Denizli’nin Çal ilçesinde doğdum. İlk, orta ve liseyi memlekette okudum. 1986 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Demirci Eğitim Yüksek Okulundan mezun oldum. İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Yöneticiliği ve Deneticiliği alanında Lisans, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Türkçe Bölümünde Lisans, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Yöneticiliği ve Teftişi alanında yüksek lisans yaptım.

    Öğretmenlik hayatıma Siirt Eruh İlçesi Gümüşyazı İlköğretim Okulunda başladım. Batman Cengiz Topel İlköğretim Okulunda müdür yardımcısı, Malatya İnönü Üniversitesi Kampus İlköğretim Okulunda Öğretmen, Tunceli ve Düzce’de İlköğretim Müfettiş Yardımcısı, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Eğitim Müfettişi ve Grup Başkanı ile Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. Çeşitli proje, kurs ve seminerlerde eğitim görevlisi ve eğitim yöneticisi olarak görev aldı.

     Adana’daki görevime, 30.01.2012 tarihinde başladım.

     

  • İl Milli Eğitim Müdürü olabilmek için hangi aşamalardan geçmek gerekir?
  • Yönetmelikte belirtilen şartları taşıyan herkes kendini geliştirdikten sonra bu mevkiye gelebilir.

  • Göreve başladığınız ilk gün neyi değiştirmek istediniz ve değiştirdiniz? Burada hangi zorluklarla karşılaştınız?
  •  

    Göreve başladığımda bir şeyi değiştirmeyi düşünmedim. Önce durum tespiti yapmanın daha uygun olacağını düşünüp bir durum tespiti yaptım. Sonra bir stratejik plan yapmaya çalıştık. Bu planımızı uygulamaya başlamadan 12 yıllık eğitim öğretimle ilgili bir değişiklik oldu. Şimdi 12 yıllık eğitime uygun stratejik planımızın üzerinde çalışmaktayız.

    Neyi değiştirmek istiyorsunuz kısmına gelirsek, değiştirmekten ziyade Adana’ nın hangi alanlarının geliştirilmesi üzeride konuşsak daha iyi olur. Belki zayıf alanlarımız vardır, bizlere düşen bu zayıf alanlarımızı tespit edip bunları geliştirmektir. Bu çerçevede Adana’ yı Türkiye ortalamalarına ulaştırıp sonrasında da bu seviyenin de üzerine çıkartmalıyız.

    Eksikliklerimiz neler olabilir diye düşünürsek, bence en büyük eksikliğimiz öğrenci devamsızlığıdır, diyebilirim. Geçen yıl 12. Sınıftan mezun olan 21.000 civarında öğrencimiz var; ancak bunlar 12 yıl önce akranlarıyla birlikte okula başladıklarında bu sayı 42.000 idi. Yani biz 12 yıl boyunca 42.000 öğrenciden 21.000’ ini kaybetmişiz, unutmuşuz. Bu durum bizim çok ciddi bir şekilde geliştirmemiz gereken bir alandır.    

     

  • Her öğrencinin unutamadığı bir öğretmeni vardır. Sizin de unutamadığınız öğretmeniniz ve onunla ilgili bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?
  • Belki de beni bu günlere getiren, bana bu ufukları açan öğretmenim şimdinin 7. Sınıfındaki din kültürü öğretmenim Antalyalı Ali Aslan’ dır. Bende emeği çoktur.

    Babam beni okutmak istemiyordu, annem ise okuma yazma bilmeyen bir insan olduğu için ısrarla okumamı istiyordu. Babam “İnşallah zayıf alır gelirsin, ben de seni okutmam, terzi yaparım.” diyordu.

    Bir gün Ali Aslan, evimize geldi. Babama dedi ki: “Mehmet Ali’ nin okuması lazım. Bu ilçede ona çok ihtiyaç var. Bir gün gelecek Mehmet Ali bu ilçenin caddesinden geçerken ilçenin ileri gelenleri Mehmet Ali’ nin önünde saygıyla eğilecek.” Bu cümle ilerisi için benden beklentileri, bana gösterdi. Ben de bu doğrultuda çalıştım ve nihayetinde buralara kadar geldim.   

  • Adana’daki eğitim öğretimle Türkiye genelindeki eğitim öğretime bakılırsa Adana’yı ne durumda görüyorsunuz?
  •  

    Akademik başarı açısından baktığımızda Adana’ nın Türkiye’ nin gerisinde kaldığını söylemek yanlış olmaz. Mesela okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımızın okuryazar durumuna getirilmesi ile ilgili çalışmalara baktığımızda %8,5 lik bir ivme ile ülkede 67. sıradadır.

    Yine akademik başarı olarak düşünecek olursak:

    Adana 2011 yılında üniversite sınavlarına baktığımızda 32. Sıradadır.

    İlköğretimden orta öğretime giriş sınavlarında 81 il arasında 59. sıradadır.

    Okullaşma oranı olarak baktığımızda okul öncesinde 5 yaş grubunda Adana’ nın ortalaması %56,4; Türkiye ortalaması %65 yani çocukların okullaşması açısından ülkemizin gerisindeyiz. İlköğretim açısından bakacak olursak % 99 Adana, %98,41 Türkiye ortalamasıdır. Bu açıdan baktığımızda ülkemizin ortalamasını yakaladığımızı söyleriz.

    Orta öğretim okullaşma açısından baktığımızda, %70 Adana; %69 Türkiye ortalaması. Burada da ortalamayı yakaladığımızı görüyoruz. Fakat mesleki teknik eğitim ve genel lise olarak bakacak olursak mesleki teknik eğitim %24,79 Adana; Türkiye ortalaması ise %32,6’ dır. Bu, şu anlama gelir: Hem Adana’ da işsizlik oranı yüksek diyoruz, hem de ısrarla genel liseye devam etmeye çalışıyoruz. Okul terk oranlarımız fazla olduğu için akademik başarımız düşük. Mesleki teknik eğitime gitme oranımız da düşük, üniversiteyi kazanan öğrenci sayımız yani akademik başarımız da düşük. Bu veriler doğrultusunda okullarla ilgili ciddi çalışmalar yapıp okullarımızı ve kendimizi geliştirmemiz gerekir. Türkiye ortalamasının üzerine çıkmamız, en azından bu ortalamayı yakalamalıyız.

    Şu açıdan da bir bilgi vereyim. Türkiye de %33 oranında yüksek öğretimde okullaşma oranı var. Adana’ da da yüksek öğretimde okullaşma oranı aşağı yukarı aynı. 50.000 civarında üniversite sınavına giren öğrenci var. Bunların arasında sınavı kazanan öğrenci oranı yaklaşık %33. Elimizde şöyle bir bilgi daha var. Geçen yıl 12 sınıfı bitirip sınava giren 21.000 küsür öğrencimizin 8007 tanesi yüksek öğretim programına yerleşmiş. Bu açıdan baktığımız zaman üniversitede okullaşma oranı Türkiye ortalamasına yakın bir seviyededir, diyebiliriz.

    Akademik durum böyledir. Eğitim öğretim açısından bakacak olursak:

    Okullarda normal programın dışında eğitim öğretim çalışması yapılıyor. Hangi okul ne tür eğitim öğretim faaliyetinde bulunuyor bunlarla ilgili dairenin elinde bir bilgi, doküman yok. Biz şu an onların derlenmesi için uğraşıyoruz. Yaptığımız bir bilgisayar yazılımıyla hangi okul normal eğitim öğretimin dışında ne tür çalışmalar yaptı? Mesela konferans mı verdi, şiir dinletisi mi düzenledi, dışarıdan birilerini getirtip farklı bir eğitim programı mı yaptı, öğrenciler için, öğretmenler için, veliler için bütün bunları kayıt altına almaya çalışıyoruz. Bu açıdan yetersiz durumda olan okullarımızın gelişmesi için çaba sarf edeceğiz. İyi durumda olan, bu konuya daha fazla yönelen okullarımız için belki daha farklı neler yapılabilir onlar üzerine çalışacağız.

      

  • Adana’daki en büyük eğitim öğretim sorunu nedir?
  • Bir Adana’ daki akademik başarı yeterli değil, iki ciddi şekilde ilköğretim birinci sınıfla orta öğretim 12 sınıf arasında %50’ den fazla öğrencimizi kaybediyoruz. Bunları kaybetmememiz gerekir. İkili eğitim yapan okullarımız çok onun için ciddi bir okullaşmaya gitmemiz gerekiyor. Özellikle zorunlu eğitimin 12 yıla çıkartılmasıyla 325 tane 24 derslikli okula ihtiyacımız var. Bu aşağı yukarı 8500 yeni derslik demektir. Bu sayı, cumhuriyetin kurulduğu ilk yıldan 2003 yılına kadarki yapılan derslik sayısına eşit. Yani 70 yılda yapılan derslik kadar birkaç yıl içinde derslik yapmamız gerekiyor. Bu okulları yapabilmek için en büyük sorunumuz arsa. Şu an görüştüğümüz hayırseverlerimiz okul yapmak istiyorlar; ama onlara verebilecek hazırda arsamız yok. Arsa temin etme çabası içerisindeyiz, iki aydır onunla uğraşıyoruz.

  • 4+4+4 hakkında bilgi verir misiniz? Bize faydası ne olacak?
  • Birinci sınıftan dördüncü sınıfa kadarki süreç, sınıf öğretmenliği şeklinde olacaktır. Bu sınıflardaki öğrencilerimiz, daha ziyade hayat becerileri üzerine bir eğitim programı alacaklar. Günümüzde bireylerin istekleri ön plandadır. Vatandaşlarımız, artık kendi istedikleri alanlarda eğitim almak istiyorlar. Başkalarının kendilerine verdiği, istemedikleri dersleri öğrenmek istemiyorlar. 12 yıllık zorunlu eğitim, özellikle ikinci 4 yıllık süreçte yani ortaokul dediğimiz kısımda öğrencilerin ilgi ve istidatlarını geliştirebilecekleri, ihtiyaç duydukları birçok seçmeli dersleri almalarına fırsat sağlayacak ve akabinde ortaöğretime geçerken bunlar temel oluşturacak. Türkçe, sosyal bilgiler, matematik, yabancı dil gibi temel derslerin dışındaki diğer derslerin büyük bir çoğunluğu seçmeli ders olacak. Bu da öğrencilerin istemedikleri dersleri değil bilakis istedikleri, sevdikleri, ihtiyaç duydukları derslerde eğitim almalarına fırsat verecek.

     Japonya 2009 yılında aldığı bir kararla, bir de buna Güney Kore’ yi eklemek mümkün, bütün vatandaşlarının 2030 yılı itibariyle üniversite mezunu olması için hedef koyuyor. Cumhuriyetimizin 100. yılında, 2023 yılında, bizim gelişmiş ilk on ülke içerisine girmek gibi bir hedefimiz var. Bu hedefe ulaşabilmek için bizim öncelikli olarak yapmamız gereken şey eğitimdeki gelişmeyi sağlamaktır. Vatandaşlarımızın en azında ortaöğretim mezunu olmasını istiyoruz. Bu çerçevede bizlerin, şimdilik 12 yıllık eğitimi vermesi gerekmektedir. Bunun devamı gelecektir. Üniversite açısından baktığımızda, belki herkesi üniversite mezunu yapamayacağız; ama en azından üniversiteye girmeyi daha kolay hale getireceğiz. Böylece önümüzdeki süreç içerisinde çok daha fazla insanımızın üniversite mezunu olmasını sağlayacağız.  

  • Fatih Projesi hakkında ne düşünüyorsunuz? Adana’ya ne zaman gelecek? Nerelerden başlanacak? Tabletler nasıl kullanılacak?
  • Nisan ayından itibaren bakanlığımızın planlaması doğrultusunda ortaöğretim kurumlarından başlamak suretiyle Adana’ daki okullarımız, akıllı tahta, bilgisayar ve onların donanımlarıyla ilgili yapılanma süreci başlayacak ve devam edecek. En kısa süre içerisinde onlar tamamlanacak. Önemli olan bu donanımların olmasından ziyade öğrencilerimizin onları etkin olarak kullanmasıdır. Aksi halde onları getirip duvara takmanın bir anlamı olamayacaktır.

    Tabletleri kitap gibi kullanacaksınız. Kitap taşımayacaksınız. Her şeye anında ulaşabileceksiniz. Ödevlerinizi, çalışmalarınızı yapıp bunlara kaydedeceksiniz.

  • Egeli olduğunuzu duyduk. Akdeniz insanını nasıl buluyorsunuz?
  • Tek kelimeyle söylemek gerekirse “sıcak” buluyorum. Çok stresli değiller. Daha rahatlar ve neden kaynaklıdır bilmiyorum ama biraz kilolular. Öğrencilerimiz de böyle. Bu benim çok dikkatimi çekti.

  •  Sayın Müdürüm, şu an bizim yaşımızda olsanız yapacağınız ilk şey ne olurdu?
  • Belki birkaç dil öğrenmeyi isterdim. Kendimi zorlardım. En azından dört dili anadilim gibi konuşabilseydim çok iyi olurdu diye düşünüyorum. Şu an çok ciddi eksikliğini hissediyorum. İnternete girdiğinizde yabancı diliniz çok iyi değilse ulaşabildiğiniz yer çok sınırlıdır ya da yurt dışına gidiyorsunuz orada çat pat birkaç cümle söylüyorsunuz, karşınızdaki kişi sıralı cümleleri söylemeye başladığında siz ona bakıyorsunuz; o size bakıyor. Sizin yaşınızda olsaydım bu gibi sebeplerden ve bir dil bir insan, iki dil iki insan mantığından hareketle yabancı dil öğrenmek isterdim.

            Sorularımıza içtenlikle cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

    Genç Umut

    DÖŞEME MAH. MEHMET NURİ SABUNCU BUL. HÜKÜMET KONAĞI SİTESİ NO 53 01130 SEYHAN / ADANA - 0 (322) 200 9100 / 0 (322) 200 9200

    MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır.